Gel Bize Şiir Şöleni

Günümüz toplumunun öncelikli zevkleri arasında şiirin yeri ne kertede önemlidir, ya da değildir tartışıladursun; sadece şiir adına, şiir için, sanki vefa borcu bilerek büyük özverilerle düzenlenen şiir şölenlerinin gerçekleşiyor olması, şairin üzerine doğru gelen kirli  dalgalara karşı hâlâ mücadele gücünün olduğunu göstermektedir. Aslında şair yalnızdır. Kalabalıklar içinde de olsa yalnız, kendi başınadır. Bohemdir.

Kimileri bu tür organizasyonlara “şiir akşamı” der, kimisi “şölen” havasında kutladığından şölen… İşte şölen havasında kutlayan, ve bundan sonra da bu heyecanı yarınlara taşımak isteyen İLK-ÇEV Gebze İlim Kültür ve Çevre Derneği’nin öncülüğünde Gelbize Şiir Şöleni tertiplendi. İsminden de anlaşılacağı üzre “Gel bize” diyor Gebze. “Minderiniz hazır” diyor Gebze. “Kapımızın kolu yok” diyor Gebze.



Erdem Beyazıt, Yaşar Bedri Özdemir, Müştehir Karakaya gibi mümtaz kalemlerin de katıldığı şiir şöleninin bu yıl ilki gerçekleşti. “Yaşanabilir bir toplum, yaşanabilir bir çevre…” sloganıyla yola çıkan İLK-ÇEV’in bu arzusunun toplumda yankı bulmasını temenni ediyorum, ediyoruz. Attila İlhan “Hangi Sol” “Hangi Sağ” “Hangi Edebiyat” ve daha bir çok “hangi” ile başlayan soruları sormuştu karşısındaki aynaya. Bize de mikrofon uzatılsa, ya da bana uzatılsa diyeyim, diyeceğim, içim acıyarak şu soru olurdu herhalde : Hangi Toplum ?

Karamsar mıyım, evet. Şairlerin has özelliğidir. Yarın AB’ye üye olsak yine kuruntulu oluruz. Ama İLK-ÇEV gibi derneklere destek verdikçe yüzümüzdeki tebessümün miktarı bir nebze de olsa artacaktır. Çevre deyip geçmeyelim. Toplumlar çevre’de yaşıyor.



Birbirimizin koluna girmek bize özgüdür. Bize yakışır. Böylesi şiir şölenlerine, gecelerine şiddetle ihtiyacımız var. Herkesin kendi kabuğuna çekilmekle kalmayıp, başkalarını da etkileyerek kendilerine yandaş bulduğu bir dünyada hem de çok ihtiyacımız var.


Hazırlayan :Emre Şimşek