|
Kategori: Şiir |
Yazan: Sefa Bıyık |
Okunma Sayısı: 383 |
03 Eylül 2008, Çarşamba

Dudaklarının saçağında yıkanan gün ışığı Dudaklarımın kıvrımına sığınan Küskün çakılların alnında parlıyor Tutmak istenen bir yengeç eli kadar gözleri kör ediyor Işık kadar muhtaç ve kör edici Kirletilmiş babil umutlarının geçmişine bu ışık tutuluyor El gibi, saf gibi, sen gibi Tuttuğum takım kadar tutamıyorum bu ışığı Beyaz intikamların tadı kadar tarihi geçmiş Zaman yol başında boynu bükük Al gittik, çılgın çocukların yerine Sucumu kovboy sandalyelerinde bu ışıkta oku Ve söyle iki s hatrına …… Tırnaklarım giyotinlerde. Ben alışığım gerçeklere sabun köpüklü bu yüzlerde Karanlığın bekâretini siyah mermilerin billur aşkı ile Kızılı saç tellerinin zeban ihanetlerinde Ve yine dudaklarının saçaklarında Bu ışık ile. Medeniyet ablaklarının dili kadar keskin olan Suretsiz tablolara tapınan tırpan bu yürekler Fiyatsız uçurum intiharları kadar onursuz Senin dudaklarının saçaklarında bir ölüm Bu ışıkla umutsuz ………. Kirpiklerim avuçlarında kirlendi şimdi Sefa Bıyık
|