Yazarlarımız
»  Said Ercan
»  ZemheriEdebiyat
»  Mehmet Türkmen
»  Züleyha Çay
»  Mehmet Şamil
»  H.İbrahim Polat
»  N. Yeşilyurt
»  Adnan Taş
»  Mustafa Uçurum
»  M. Serkan Önder
»  Adige Batur
»  Ersan Er
»  Emine Şimşek
»  Yahya Kurtkaya
»  Yılmaz Yılmaz
»  Ceyhun Köse
»  Öznur Tunç
»  Ömür Kurt
»  Yücel Şenyer
»  Fikret Beg
»  Kerem Buldu
»  AbdulazizTantik
»  Leyla Marankoz
»  Sefa Bıyık
»  A. Apaydın
»  EbrarPınar Kara
»  Adem Turan
»  Sizden Gelenler
»  A.Yılmaz Tuncer
»  Murat Hazine
»  Tuba Ünal
»  A.Kadir Akdemir
»  A.Samet Kılınç
»  HasanTülüceoğlu
»  Gülnaz Eliaçık
»  Ümit Sönmez
»  Taylan Özkan
»  Tan Doğan
»  Atilla Yaşrin
»  C.Emre Teoman
»  Hümeyra Karagöz
»  Tarık Saydıran
»  H.Metin Avcı
»  Büşra Esed
»  Nilay BOLATTAŞ
»  Elif ALACA
»  mehmet akça
Arama
Tarih Saat
  
GÜLMEYİ UNUTTU GÖNLÜM,SEVİNDİREMEDİM KELİMELERİMİ...

Kategori: Deneme | Yazan: A. Apaydın | Okunma Sayısı: 508 | 18 Kasım 2009, Çarşamba

/

 GÜLMEYİ UNUTTU GÖNLÜM,SEVİNDİREMEDİM KELİMELERİMİ...

          Sana dair bütün özlemlerimi, endişelerimi biriktirdim telefonumun mesaj mönüsüne… Yüreğimi telefonumun zil sesine ayarladım, arar ya da çaldırırsan şifa bulsun diye. Yüreğim kaynıyordu da sıcağında/ harında bir ben terliyordum. Ben zannederdim ki; yaşadığım şeyi herkese anlatabilirim lakin öğrendim ki yaşanan anlatılamıyormuş anlatılanın yaşanılamadığı gibi… Yüreğimin kabarıp kabarıp sonra yine kendine çaresizce teselli oluşunu ancak hissedip yaşayabiliyordum. Çünkü kelimeler ya çaresiz kalıyordu ya da ifade etmeye zorlanınca her şeyi berbat ediyordu…

 

           Dedim ya güzelim! Beni bir ben anlıyordum ve çareSENsizliğime ancak ben çare olabiliyordum naçarı… Belki hiç anlatamayacağım, özlemlerimi gözyaşlarımla ebede uğurladığımı. Ama tüm yaşadıklarıma şahit bu yürek, bunları haykıracaktır mahşerin sorgucuna. Gözyaşlarımın tuzu sana yolculuğuma harcadığım emeğimdi lakin o bile vedada…

 

        Nerden bilebilirdim ki yüreğimin kendine fazla başkalarına az gelebileceğini ya da tam tersi… Sen gittin ya (hiç gelmeden) damarlarımdan can gitti, sen bilmiyorsun. Yarınlar bugünün artığı hüzünlerle kıvranacak ben susacağım. İsterdim ki bugünden yarına sen kalaydın/ sen taşaydın. Bu biçare gönül de hiç olmazsa… Kim demiş ki kelimeler aracı olur mecnunun leylasını anlatmasına. Yitirince kelimelerini gönül; anlamsız kaçıyor söylenenler, söylenmeye çalışılanlar. Sen gidince iflas etti iflah olmaz gönlümün hazinesi. Onulmazlığın kesin yüreğim, dön aslına kurtuluş yine sende…

 

         Dünden bugüne kalan hüzün kırıntılarını, erteleneduran hayalleri yarına taşımak zül geliyor sensiz. İçerledi yüreğim gönülsüz kalışına… Yalnızlığımın hamisi, çokluğumun amansız katili gel… Gel de dinsin yürek sızılarım.

 

                Dönmek geçmişe, çare olur mu bilmiyorum ama deneyeceğim sevgili. Lakin git demeyeceğim çünkü yüreğimi aşamam ben, hükümdar O! Ben sadece sana meftun bu biçare gönlümün esiriyim…

                        

                                                 Abdurrahman Apaydın 

                                                                                          


Yorumlar
 mustafa [ 05 Aralık 2009, Cumartesi ]
''''''''Lakin git demeyeceğim çünkü yüreğimi aşamam ben, hükümdar O! Ben sadece sana meftun bu biçare gönlümün esiriyim…''''''''
teşekkürler efendim.

1. 

Yorum Yazın:
İsim:
E-Posta:
Mesaj:
 
Onay Kodu:

Zemheri Edebiyat © 2006 Tüm Hakları Saklıdır
mydesign | haberci v0.2   [ w ]