Yazarlarımız
»  Said Ercan
»  ZemheriEdebiyat
»  Züleyha Çay
»  Mehmet Şamil
»  H.İbrahim Polat
»  N. Yeşilyurt
»  Adnan Taş
»  Mehmet Türkmen
»  Mustafa Uçurum
»  M. Serkan Önder
»  Adige Batur
»  Ersan Er
»  Emine Şimşek
»  Yahya Kurtkaya
»  Yılmaz Yılmaz
»  Ceyhun Köse
»  Öznur Tunç
»  Ömür Kurt
»  Yücel Şenyer
»  Fikret Beg
»  Kerem Buldu
»  AbdulazizTantik
»  Leyla Marankoz
»  Sefa Bıyık
»  A. Apaydın
»  EbrarPınar Kara
»  Adem Turan
»  Sizden Gelenler
»  A.Yılmaz Tuncer
»  Murat Hazine
»  Tuba Ünal
»  A.Kadir Akdemir
»  A.Samet Kılınç
»  HasanTülüceoğlu
»  Gülnaz Eliaçık
»  Ümit Sönmez
»  Taylan Özkan
»  Tan Doğan
»  Atilla Yaşrin
»  C.Emre Teoman
»  Hümeyra Karagöz
»  Tarık Saydıran
»  H.Metin Avcı
»  Büşra Esed
»  Nilay BOLATTAŞ
»  Elif ALACA
Arama
Tarih Saat
  
Bugün Günlerden Muş / Taylan Özkan

Kategori: Makale | Yazan: Taylan Özkan | Okunma Sayısı: 501 | 05 Kasım 2008, Çarşamba

Bugün Günlerden Muş

Maskeli yüzler görüyorum; tarihinde hiç maskeli balo düzenlenmemiş şehrin insanları  evlerde, arabalarda, sokaklarda, okullarda, kahvehanelerde  adeta yüzlerine dikilmiş maskeler gerçek kimlikler unutulmuş takılan maskelerle özdeşleşmiş hayatlar./

Maskeli yüzler görüyorum; karanlığın içinden bir ses yükseliyor, dönüp baktığımda genç bir kızın korkuyla kaçışı,  yüzünden sıyırmaya çalıştığı maskesi ve peşindeki diğer maskeliler.

Birkaç adım önümde yere yığılıyor,  yardım isteği yarım kalıyor, yanına gidiyorum. kendi maskemin altına saklıyorum, peşindekiler gözden kayboluyor, ıslaklık hissediyorum, eriyip giden bir yaşam.

Maskeli yüzler görüyorum; tıpkı benimkine benzeyen,  hiçliği örtme çabasında hepsi ve bugün günlerden Muş!

Herkes kendince bir anlam yükler yaşamına; kimi idealist bakar falanca sıfatı elde etmek için, kimi mutlu bir yuva, kimi hayırlı bir dua, kimi ısınacak bir soba ister yaşamdan. kimi okula gider, okuyup büyük adam olmak için, kimi çocuk olmak ister, ölüm yaklaştığında. Ne büyüyen memnun, ne küçülemeyen. Her biten sevgi bir yalan, her yalan yeni bir başlangıç ve nesiller akıp gider şuursuzca, şuursuzca akıp gider zaman ve bir hiçtir, tüm bu curcunadan geriye kalan.

Ne yol açma çalışmaları, ne saç kapama, ne yetkililerin (bu kelime dillere pelesenk olmuş doğuda) ilgisi, ne Alparslan Üniversitesi’nin nereye yapılacağı umurumda. Aksayan uçak seferleri ve aksamayan fakir edebiyatı ile bir şekilde sürüp gidiyor hayat. Beni tek ilgilendiren yüzlerdeki maskeler!

Kişi kendi özüne ulaşmalı her şeyden önce. Sonra toplumsal değer yargılarını edinmeli ki ben iyelik kavramına karşıyım. Öze ulaşmadan sahip olunan yargılar kişiyi bir başkasının kopyası olmaktan öteye götüremez. Ve bir kenti ancak farklılık kurtarabilir. Aynılıklarla yok olmaya mahkum ettiğimiz şehri, ancak ve ancak maskelerimizi çıkararak yaşama döndürebiliriz.

Zamansızlığımın saatleri ilerliyor, bir farkı yok dünle bugünün, pazartesi ya da salı artık hepsine Muş diyorum günlerin.

Kente özgü bir takvim hazırlanmalı öyle günlerle, sayılarla uğraşmadan, hepsine birden Muş yazılmalı hayali gün isimlerine anlam yüklemektense, kendi realitemizi takvim yapraklarına taşımalıyız kostümlerin biz olmadığını anlamalıyız..

Öyle kurtarıcı falan beklemeye gerek yok; aynı sahneyi paylaşan insanlarıyız şehrin. Yıllardır aynı oyunu oynayıp durduk sonra kendi oyunumuzun gerçek olduğunu sanıp kurallarını anayasası yaptık şehrin. Şimdi ise bir çıkış arıyoruz, tüm geçitlerin kapandığı kopya yaşamlarımızdan.

Şiddeti öngören dizi karakterlerine özenen erkeklerimiz, magazin programlarındaki çarpık yaşamları kendi kırsalına adapte etmeye çalışan genç kızlarımız uzayı yeni halay pisti olarak düşünen eğitimcilerimiz, kendilerini arınmış sayan yaşlılarımız, çocuk psikolojisini eline tutuşturduğu bozuk paraya endeksleyen aile büyüklerimiz, sosyalliği folklordan ibaret sanan aktivite insanları, kadına elindeki çift okey kadar değer vermeyen kahve bilimciler, ahlaki kafeslerin evcil mahlukatları, memurlar, işçiler, öğrenciler, çiftçiler, sivil toplum kolonileri, msn kullanıcıları, Muşdaşlarımız ve bu köşede aktardığı şeylerin yaz(g)ı olduğunu sanan ben ve maskelerimiz.

Bir farkı olmalı artık bugün ile yarının ama şimdilik her gün günlerden Muş..

Taylan Özkan / Zemheri Edebiyat 6. Sayı


Yorumlar

Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın:
İsim:
E-Posta:
Mesaj:
 
Onay Kodu:

Zemheri Edebiyat © 2006 Tüm Hakları Saklıdır
mydesign | haberci v0.2   [ w ]