|
Kategori: Deneme |
Yazan: Ceyhun Köse |
Okunma Sayısı: 443 |
03 Kasım 2008, Pazartesi
Dünyaya Sesini Duyurmak Dünyaya sesini duyurmak... Çok mu zor başarabilmek? Asla. Ben bilirim yangın gecelerine avuçlarında su taşıyan gündüzcüleri, hep bir yangın yeridir içi, dünya insanın. Hiç unutmadım dünyaya adını yazdıranları. Söyleyemiyorum sadece, bendeki bu dalgın dağınıklık ve duyarsızlığım seslenenlere, bu unutulmazların yarattığı unutkanlıktan. Şimdi düşlüyorum o saf dingin savruluşlarımı. Kolları hiç yabancı değil hayatın bana ve beni çığırımdan çıkardı, savurmaları. Belki çok yabancıyız birbirimize, oysa hep tanıdık yüzlerimiz, bir merhabayla. Siz dünyanıza kimin adını yazdınız? Yabancı tanıdıklarım,parçalanmış insanlarım. Tahmin edebiliyorum evet ve hepsini biliyorum. Kaç parça olabiliriz ki ve aynı evden kaç ayrı uğra yol alıp kendini heba etmiş çıkar ki? Ben hatırlıyorum iki zıt yola çıkıp kesiştiklerinde birbirini vuran kardeşleri. Oysa habersizdiler aynı gün öleceklerinden. İdeolojik mezarlarda şimdi çürüyen kemikleri... Büyük düşünmeye gerek yok. Hepinizin bir büyük düşünürü zaten hep vardı. O halde sizin düşünceleriniz neyin ifadesi? O düşünürler gibi konuşup, yazar ve o düşünürlerin, düşünceleri ile ifade yolu ararsanız. Yani siz dünyaya sesini duyuranların ardında saklı mısınız ? Peki herkes kendini düşünse? Sürüden kaçıp baldıran yiyen koyunlar gibi, şişip ölümü beklese? Görünce, mütebessim çoban moduna bir diğerimiz girse? Kendi düşen ağlamaz öyle ya, mütalaaya gerek yok. Bizler birbirimizin kolonyalistleriyiz, başkasına gerek yok. Hep unuttuk geldiğimiz gördüğümüz yerleri. Yediklerimiz yabancı midelerimize ve biz yabancısıyız aynı toprakların. Sahabet olmaz bizlerde. Dünyaya sesini duyurmakta ne, bozulur mu asırların geleneği. İleri-geri, ama hep eski... Biblolar benim düşünürlerim, zira hiç konuşmazlar, üzülmezler ben kırmadıkça ve ölmezler. Dünyaya bende adını duyurmuş nice kepenk kapatanlar ve parklarda gün ışıdığında asılı bulunanlar. Bakanlıklarda yazar kasalarını yere vuranlar, halk meydanlarında çığlık atanlar. Ülkesinin çiftçisi olmayı başaramamışlar, yazıp vurulanlar ,kovulup kalanlar. Evin yolunu anasıyla bulanlar ve bana unutkanlığı alışkanlık yaptıranlar... Siz kimin sesisiniz? Kime duyurdunuz düşünürlerinizin sesini, hangimiz düşündük gelenleri. Ne kadar duyabildik sesleri-ki nasıl duyardık, bu kadar çok konuşurken, seslenenleri. Siz unutulmazlarımdansınız... Ceyhun Köse / Zemheri Edebiyat 6. Sayı
Fotoğraf : Ceyhun Köse
|