|
Kategori: Öykü |
Yazan: HasanTülüceoğlu |
0 Yorum |
04 Kasım 2008, Salı
Babaannemi, Çukurova’nın sıcak yazında kuşluk vakti seccadesine oturmuş elinde tespihi dudakları kıpır kıpır dua ederken hatırlarım hep. Onun sabah telaşında evin içinden dışarıya, ahırdan bahçeye, bahçeden eve koşuşturup; ineği sağmasına, oradan keçilere ve oğlaklara yönelmesine her sabah şahit olduğumdan aslında hafızamda bunlar yer etmeliyken tam aksine, o sakin, yaratıcısına yönelmiş kulluk eder hali hafızamda yer etmişti. Tüm duaları ondan duyarak aşina olmuş; henüz okula gitmediğim halde onun yönlendirmesiyle de bazılarını ezberlemiştim. Hep Allah’a yönelmemizi, dua edip okumamızı söylerdi. Ondan kalan bir haslet olarak bu gün ben fatihaları, ayetelkürsileri dilimden düşürmem. Her gün evden çıktıktan sonra geride kalanlar için 11 defa ayetelkürsiyi mutlaka okurum ve dua ederim ki bu bana babaannemden kalan güzel bir mirastı.
Yazının devamını okumak için
tıklayınız.»
|